Konkordato

Konkordato

15.03.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile mevcut konkordato müessesi yeniden düzenlenmiş ve iflasın ertelenmesi tamamen kaldırılmıştır. Bu kapsamda İcra ve İflas Kanunu’nda yer alan ve diğer kanunlarda düzenlenen konkordato hükümleri değiştirilmiştir. İflasın ertelenmesi müessesinin yerini alan konkordato iflas erteleme ile kıyaslandığında birtakım benzerlik ve farklılıklar içermektedir. Yeni düzenlemeye göre konkordato sisteminde, borçlu aleyhine icra takibi yapılamayacak, borçlu iflasa tabi ise iflastan ve iflasın yaptırımlarından kurtularak işlemlerine devam edebilecektir. Diğer yandan konkordato müessesi ile alacaklı alacağına tam olarak kavuşamasa da daha fazla miktar alabilecektir. Bu kapsamda borçlunun bütün borçları bütün alacaklılarına karşı bitebilecek yani borçlu tüm borçlarından kurtulabilecektir. İflasta masraf daha fazladır ve çok daha az oranda alacaklı tatmin edilir. Bununla beraber iflas tacirler içinken konkordato iflasa tabi olmayanlar için de getirilmiş bir müessesedir. Görüldüğü üzere konkordato, iflas erteleme ile kıyaslandığında daha avantajlıdır zira iflas erteleme ile ekonomik anlamda sıkıntı yaşayan şirketlerin tekrar ekonomiye kazanılması amaçlanmış olsa da uygulamada maalesef bu şekilde olmamıştır; yargılamalar uzun süre sürmüş alacaklılar alacağına kavuşamamış ve birçok alacaklı da iflas erteleme davası sebebiyle ekonomik sıkıntıyla karşı karşıya kalmıştır. Kaşka Hukuk Bürosu olarak,bu hali ile iflas ertelemenin yerine getirilen konkordato sistemi, en yalın ve öz haliyle anlatılmış ve sistemin nasıl işleyeceği hakkında bilgi verilmiştir.

Konkordato anlaşma uzlaşma anlamına gelmektedir ve en basit haliyle, elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir. Buradaki amaç bu iyiniyetli dürüst borçluların borçlarını yapılandırmaktır. Bu kapsamda dürüst borçlu alacaklılarıyla anlaşma yapar ve borçlarının bir kısmını ödemeyi teklif eder. Yani borçlu vadesi geldiği halde ödeyemeyen yahut vadesi gelecek olan borç için konkordatoya başvurabilecektir. Konkordato da mutlaka mahkeme kararına gerek yoktur; alacaklı eğer borçlunun borcunu vereceğine inanıyorsa mahkemeye gitmeden de yapılabilir. Ancak mahkemeye başvurulmadan alacaklı ile borçlunun anlaşmaya gitmesi uygulama da çok sık karşılaşılan bir durum değildir. Nitekim alacaklı ile borçlu arasında yaşanılacak güvensizlik ortamı alacaklının yahut borçlunun mahkemeye başvurmasını adeta zaruri kılmıştır. İcra ve İflas Kanunu konkordato talebi başlığı altında düzenlenen 285.maddesine göre “Borçlarını,vadesi geldiği halde ödemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu,vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Buradan gerek İİK gerek ise uygulamaya bakılacak olursa konkordato talebi üçe ayrılır. Bunlar kısaca yüzde(tenzilat) konkordatosu, vade konkordatosu ve karma konkordatodur. Yüzde konkordatosunda, borçlu borçlarının bir kısmını ödemeyi teklif eder. Aslında yüzde konkordatosu denildiğinde alacaklılar, alacaklarının belli bir kısmını/yüzdesini tahsil etmekten vazgeçerler ve bu durumda borçlu borçlarının konkordatoda kabul edilen kısmını/yüzdesini ödemek suretiyle borçlarının tamamından kurtulur. Vade konkordatosunda ise, borçlu alacaklılarından kendisine süre vermelerini ister.Yani borçlu borcunun tamamını ödemek için alacaklılarından bir vade/süre ister veya borçlarını taksitlendirir. Borçlunun hem borçlarının bir kısmını ödemeyi ve hem de kendisine süre vermesini istemesi durumu da karma konkordato olarak adlandırılmaktadır. Burada şunu belirtmekte fayda vardır; borçlular dışında alacaklılar da borçlu adına mahkemeye konkordato talebinde bulunabilirler. Ancak borçlunun madde 286’da yer alan gerekli belgeleri mahkemeye sunması gerektiğinden eğer bu konuya deyim yerindeyse borçlu sıcak bakmazsa yahut gerekli belgeleri sunmazsa alacaklının talebi sonuç vermez ve mahkeme de bu durumda konkordato talebini reddeder. Diğer yandan iflas erteleme müessesinden farklı olarak, tacir olmayan borçlular da konkordato talebinde bulunabilir. Konkordato talebinde yani konkordato uygulamasında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Borçlu tacir değilse yetkili mahkeme borçlunun yerleşim yerinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesi’dir.

İcra İflas Kanunu’nda “Konkordato Talebi”nden sonra kuşkusuz “Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler” düzenlenmektedir. Kaşka hukuk bürosu olarak özellikle bu belgeleri İİK madde 286’ya göre tek tek belirttik.Nitekim bu belgelerin eksikliği halinde konkordato talebiniz reddolabilecektir.Dolayısıyla konkordato müessesesinde bu belgeler çok önemli bir yer tutmaktadır. Konkordato talebine eklenecek belgeler :

a) Borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren konkordato ön projesi.

b) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler; borçlu defter tutmaya mecbur kişilerden ise Türk Ticaret Kanununa göre hazırlanan son bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilançolar, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri, borçlunun malî durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler, maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ait olup defter değerlerini içeren listeler, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler. (***Mali müşavir tarafından aktiflerinin (muhtemelen satış fiyatı üzerinden) bir ara bilanço hazırlanması gerekir.)

c) Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste.

d) Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tablo.

e) Sermaye Piyasası Kurulu veya Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu gösteren finansal analiz raporları ile dayanakları.

İflasa tabi borçlular 286/1 de bentler halinde sayılan belge ve tabloları ibraz edecek; adi yani tacir olmayan borçlu ise malvarlığının durumunu gösteren belgeleri sunmak zorunda olacaktır. Bu belgeler konkordato talebi ile beraber mahkemeye sunulması gereken asgari belge ve tablolardır.Yine İİK 286’da konkordato talebiyle birlikte mahkemeye sunulan belge ve tabloların tarihinin, başvuru tarihinden en fazla 45 gün öncesine ait olması gerekmektedir. Ayrıca son fıkra uyarınca da borçlu, konkordato sürecinde mahkeme veya komiser tarafından istenebilecek diğer belge ve kayıtları da ibraz etmek zorundadır. Bunların yanı sıra yukarıda bentler halinde sayılmış olsa da yeniden belirtmekte fayda vardır ki; borçlu konkordato talebinde bulunurken borcu ne şekilde yapılandıracağını (hangi vadede, hangi oranda, hangi şekilde) belirtmelidir. Ayrıca kendisinden alacaklı olanların imtiyazlı olup olmadığını da bildirir.

Yetkili Asliye Ticaret Mahkemesi, İcra ve İflas Kanunu’nda yer alan belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı verir ve borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır. Geçici mühlet süresi 3 aydır; ancak talep üzerine 2 ay daha uzatılabilir. Sonuçta borçlu toplam 5 ay süre kazanmış olur. Bu karar Ticaret Gazetesi’ne ve daha birçok kuruma bildirilir ve ilan olunur. Örneğin Tapu Müdürlüğü, Vergi Dairesi, Türkiye Bankalar Birliği gibi. Burada alacaklılar, bu ilandan itibaren “7 günlük kesin süre içinde” konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hal bulunmadığını delilleri ile beraber ileri sürebilir ve yine bu çerçevede mahkemeden konkordatonun talebinin reddini isteyebilir.Geçici mühletin uzatılmasına yahut kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararlar da aynı şekilde ilan olunur ve ilgili yerlere bildirilir.Tüm bu süreci kontrol etmesi açısından geçici bir konkordato komiseri belirlenir. Süre başladıktan sonra borçlu alacaklılarla anlaşma sağlamaya çalışır. Bu sürede de işini yürütmeye devam eder. 5 aylık sürenin sonunda alacaklılar duruşmaya çağrılır.

Yukarıda da bahsedildiği üzere konkordato talebini alacaklı yapmış ise, borçlunun 286’ncı maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları sunması için borçluya makul süre verilir. Bu makul süre içerisinde ve eksiksiz bir şekilde borçlu belgeleri sunar ise herhangi bir sıkıntı ortaya çıkmaz; geçici mühlet kararı verilir.Ancak borçlu gerekli belgeleri süresi içinde ve eksiksiz olarak mahkemeye sunmaz ise bu takdirde geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının yapmış olduğu konkordato talebi de reddolunur.

İİK’nın kesin mühlet başlıklı 289.maddesi uyarınca; mahkeme, kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde verir. Kesin mühlet hakkında bir karar verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Geçici komiser, duruşmadan önce yazılı raporunu sunar ve mahkemece gerekli görülürse, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır bulunur. Mahkeme yapacağı değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır.

Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu anlaşılırsa borçluya 12 aylık kesin mühlet verilir. Güçlük arz eden özel durumlarda ise mühlet komiserin gerekçeli raporu ve talebi üzerine 6 aya kadar daha bu süre uzatılabilir. Bu süreler borçlu ve alacaklının konuşup anlaşmaya varması için verilir örneğin faiz verip vermeyeceği, borçlu borcunun %70’ini ödeyebileceğini alacaklı ise %75 istediğini gibi pazarlıklar 5 Ay+ 18 Ay içerisinde bitmelidir. Borçlu da sürenin uzatılmasına ilişkin talepte bulunabilir; bu halde komiserin de görüşü alınır. Her iki halde de uzatma talebi kesin mühletin sona ermesinden önce ve uzatma kararı vermeden önce, varsa alacaklılar kurulunun da görüşü alınır.Yeni bir komiserin atanmasını gerektiren bir durum söz konusu değilse geçici konkordato komiseri görevine devam eder. Mahkemece kesin mühleti kararı üzerine 7 alacaklıyı geçmemek üzere (tek sayı olacak şekilde) bir alacaklılar kurulu oluşturulur. Bu kurul komiserle beraber çalışır ve ayda en az 1 kere toplanır. Kararlar katılanların oy çokluğuyla(toplantıya katıların yarısından fazlası) alınır. Komiser 15 gün önceden alacaklıları toplantıya davet eder, süreç hakkında alacaklılara rapor verir ayrıca borçlu da toplantıda hazır bulunur.

Kimlerin komiser olabileceği asli olarak İİK’da tali olarak da Konkordato Yönetmeliği’nde belirlenmiştir ve komiserlerin haklarında her türlü şikayet Asliye Ticaret Mahkemesi’ne yapılır. Kanunda sayılan(İİK/Madde 290)Komiserin Görevleri:

a) Konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunmak.
b) Borçlunun faaliyetlerine nezaret etmek.
c) Bu kanunda verilen görevleri yapmak.
d) Mahkemenin istediği konularda ve uygun göreceği sürelerde ara raporlar sunmak.
e) Alacaklılar kurulunu konkordatonun seyri hakkında düzenli aralıklarla bilgilendirmek.
f) Talepte bulunan diğer alacaklılara konkordatonun seyri ve borçlunun güncel malî durumu hakkında bilgi vermek.
g) Mahkeme tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek

Komiser aynı anda eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada görev alamamaktadır. Komiserin başlıca yükümlülükleri kısaca özetlemek gerekirse objektif olmalı, borçlunun sırlarını korumalı,başkası ve kendi adına menfaat sağlamamalı ve sır saklama ve özen yükümlülüğüne dikkat etmelidir.Komiserin işlemlerine karşı şikayet Asliye Ticaret Mahkemesi’ne yapılır.Öte yandan,komiserin borçlu mal kaçırıyorsa müdahale etmesi ,alacaklılar kuruluna düzenli rapor vermesi gerekir.Mahkemenin belirlediği diğer görevleri de özen yükümlülüğü çerçevesinde yerine getirmelidir
Alacaklılar kurulu ise komiserin faaliyetlerine nezaret eder ve komisere tavsiyelerde bulunabilir. Eğer ki alacaklılar kurulu komiserin faaliyetlerini yeterli bulmazsa mahkemeden komiserin değiştirilmesini gerekçeli bir raporla isteyebilir. Mahkeme de bu talep karşısında borçluyu ve komiseri dinledikten sonra kesin olarak karar verir.
Süreç devam ederken komiser borçlunun durumunun düzeldiğini görürse, kesin mühlet kaldırılır ve borçlunun durumunun düzelmesi sebebiyle konkordato talebinin reddine karar verilir.(İİK/Madde 291)Bu durumun tam tersi de olabilir; borçlunun durumunun kötüye gittiğini görürse kesin mühlet kaldırılır;konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına karar verilir.
İİK madde 292 “Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi İflasın Açılmasını” düzenlemiştir. İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:

  • Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa
  • Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
  • Borçlu, 297’nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa.

d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
Kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. Ancak aynı maddenin devamında, kesin mühlet talebinin değerlendirilmesi sonucunda,hakkında iflas kararı verilmeyen borçlunun konkordato talebinin reddine karar verilirse,borçlu veya varsa konkordato talep eden alacaklı bu kararın tebliğinden itibaren 10(on) gün içinde istinaf yoluna başvurabilir.Bölge Adliye Mahkemesi’nin vermiş olduğu bu kararlar kesindir.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mühlet kararı verildiği hallerde dosya,komiserin görevlendirilmesi de dahil olmak üzere işlemlerin yürütülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilir.Kaşka Uluslararası hukuk bürosu olarak konkordato sistemi içerisinde baştan bu yana anlattığımız hususlar dahilinde “süreler” önem arz etmektedir.Dolayısıyla herhangi bir süre kaybı ve bunun beraberinde hak kaybı olmaması açısından sürelere dikkat edilmelidir.

Kesin mühletin sonuçlarına bakacak olursak; İİK uyarınca da alacaklılar, rehinli alacaklılar, sözleşmeler ve borçlular şeklinde dörtlü bir ayrımın burada yapıldığını görmekteyiz. Konkordato mühletinin alacaklılar bakımından sonucuna bakılacak olursa, borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz, başlamış takipler durur ve ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları kalkar. Ancak İİK madde 206’da birinci sırada yazılı olan; işçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları, işverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları, iflâsın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları için haciz yoluyla takip yapılabilir.
Rehinli alacaklılar bakımından sonuçlarında ise; takip yapılabilir ancak muhafaza tedbiri alınamamaktadır, malın satışı yapılamamakta ama faiz işlemeye devam etmektedir. Rehinle temin edilmemiş alacaklara ise faiz işlemez.

Sözleşmeler bakımından sonuçlarını ise İİK madde 296’da düzenlenmiştir. Buna göre, sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hâle getireceğine ilişkin hükümler, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanmaz. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez. Borçlu, tarafı olduğu ve konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen sürekli borç ilişkilerini, komiserin uygun görüşü ve mahkemenin onayıyla herhangi bir zamanda sona erecek şekilde feshedebilir. Bu çerçevede ödenmesi gereken tazminat, konkordato projesine tabi olur. Hizmet sözleşmelerinin feshine ilişkin özel hükümler saklıdır.

Son olarak borçlu bakımından sonuçlarına bakacak olursak, borçlu, komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir. Şu kadar ki,mühlet kararı verirken veya mühlet içinde mahkeme,bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izni ile yapılmasına veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar verebilir. borçlu bu konkordato sürecinde mahkemenin izni olmadan malvarlığıyla ilgili tasarrufta bulunamaz.Yani borçlu,mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez,kefil olamaz,taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi devredemez,takyit edemez ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz.Aksi halde yapılan işlemler hükümsüzdür.Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü almak zorundadır.

Konkordatonun tasdiki yargılamasından önce yapılacak ön hazırlıklar bulunmaktadır. Bu hazırlıkların en önemlisi borçlunun mallarının deftere kaydedilmesi ve bu malların kıymetlerinin belirlenmesidir. İİK madde 298 “Defter tutulması ve rehinli malların kıymetinin takdiri” başlığıyla düzenlenmiştir. Konkordato komiseri görevlendirilir görevlendirilmez borçlunun mallarının defterini tutak bütün bu malların değerlemesini yapacaktır. Borçlunun malları başka bir yerde ise bu değerleme malların bulunduğu icra dairesince yapılır. Komiserin yapacağı kıymet takdirinde rehinli mallar ayrı bir önem arz eder.Maddenin ikinci fıkrası gereğince komiser rehinli malların kıymetini takdir eder ve bu takdir ettiği bedeli alacaklılar toplantısından önce rehinli alacaklılara ve borçluya yazılı olarak da bildirir.298/3 uyarınca İlgililer, yedi gün içinde ve masrafını önceden vermek kaydıyla, mahkemeden rehinli malların kıymetini yeniden takdir etmesini isteyebilirler. Eğer yeni kıymet takdiri bir alacaklı tarafından istenmiş ve takdir edilen kıymet, kayda değer bir şekilde değişmişse alacaklı borçludan masraflarının ödenmesini talep edebilir.
Alacaklılar, komiser tarafından 288 inci madde uyarınca yapılacak ilânla, ilân tarihinden itibaren on beş gün içinde alacaklarını bildirmeye davet olunur. Ayrıca, ilânın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir. İlânda, alacaklarını bildirmeyen alacaklıların bilançoda kayıtlı olmadıkça konkordato projesinin müzakerelerine kabul edilmeyecekleri ihtarı da yazılır. Yani en basit haliyle, komiser ilanla 15 gün içinde konkordato kararı verilmiş borçlu için isimlerini alacaklılar yazdırsın der ve bilançoda kayıtlı olamayan alacaklılar haklarını kaybedecektir. Dolayısıyla alacaklılar alacaklarını komisere yazdırmalıdırlar. İsimleri borçlunun mahkemeye verdiği dilekçede bulunmayan ve isimlerini yazdırmayan alacaklılar, haklarını kaybedeler.
Alacaklar hakkında borçlunun beyana daveti ise İİK madde 300’de düzenlenmiştir. Buna göre komiser, borçluyu iddia olunan alacaklar hakkında açıklamada bulunmaya davet eder. Komiser, alacakların varit olup olmadığı hakkında borçlunun defterleri ve belgeleri üzerinde gerekli incelemelerde bulunarak bunların neticesini 302 nci madde gereğince vereceği raporda belirtir. Alacaklılar toplantısına davet ise konkordato projesinin hazırlanması, alacakların bildirilmesi ve tahkiki tamamlandıktan sonra komiser 288.madde uyarınca yapacağı yeni bir ilanla alacaklıları konkordato projesini tartışmak üzere toplamaya davet edecektir.Komiser rehinli ve diğer alacaklılarla yapılacak toplantı takvimini belirleyecektir.İlk toplantı günü ilandan en az bir ay sonra olmak zorundadır.İlanda da alacaklıların toplantıdan önceki 15 gün içinde belgeleri inceleyebilecekleri bildirilir.Bu toplantıda borçlu da hazır bulunur.

Alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk 302’de belirtilmiştir. Konkordato projesi alacaklıların oyuna sunulur. Buna göre kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısın aşması gerekir.Bu da örneğin 60 bin TL alacak ve 60 kişi alacaklı bulunuyorsa en az 31 kişinin bu projeyi kabul etmesi ve 30 binden fazla 31 kişinin alacağını geçmesi gerekmektedir.Bir diğer gerekli çoğunluk ise kaydedilmiş olan alacaklıların 4/1’ini ve alacakların 3/2’sini aşan çoğunluğun varlığı gerekir.Yine örnekle açıklayacak olursak 60 bin TL borç ve 60 kişi alacaklı olsun;16 kişi ve 40binden fazla 16 kişinin alacağını geçmesi gerekir. Mahkeme komiser raporunu inceler ve 18 ay içinde kararını verir; konkordato proje kararını ya kabul eder ya reddeder.
302.madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde kabul edilen oylar sonucunda konkordato tasdikinin birtakım şartlara bağlanmıştır.

a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması. Yani kısaca konkordatoda borçlunun teklif ettiği tutar iflas halindeki tutarı geçmelidir. Örneğin iflasta %20 konkordatoda %60 ödenecekse gibi.

b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder). Örneğin, malvarlığı %70 ödüyor ama borçlu %40 ödüyorsa teklif reddedilir.

c) Konkordato projesinin 302’nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması.

d) 206’ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302’nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır).

e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.

Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir.
Konkordatonun tasdiki kararında alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği ve borçlunun borçlarını hangi takvim çerçevesinde ödeyeceği belirtilir. Kararda, tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli bir kayyım tayin edilebilir. Bu takdirde kayyım, borçlunun işletmesinin durumu ve proje uyarınca borçlarını ödeme kabiliyetini muhafaza edip etmediği konusunda iki ayda bir tasdik kararını veren mahkemeye rapor verir; alacaklılar bu raporu inceleyebilirler. Tasdik kararı mahkemece, 288 inci madde uyarınca ilân olunur ve ilgili yerlere bildirilir.

Konkordatonun tasdikiyle, konkordato bağlayıcılık kazanır ancak alacaklar kesinleştikten sonra bağlayıcı olsun diyebilirler. Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir. Ancak 308/c -3 hükmü uyarınca 206/1 yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacakların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacaklar, 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları, Komiser izni ile yapılan sözleşmelerden kaynaklanan borçlar için konkordato bağlayıcı olmaz. Yani kısaca,İşçi alacaklarının tamamının ödenmesi gereklidir, tasdik kararı bunlar için geçerli olmaz. Ayrıca rehinli alacaklar, amme alacakları tahsili ve komiserin öngöreceği alacaklar için de aynı şey geçerlidir.
Konkordatonun tasdik edilememesi sonucu mahkeme konkordatonun talebinin reddine karar verir ve borçlunun iflasa tabi olması ve doğrudan iflasa sebeplerinin mevcut olması halinde re’sen iflasa karar verilir. Konkordatonun tasdiki konusundaki kararlara karşı herhangi bir miktar veya değer sınırı olmaksızın istinaf ve devamında temyiz kanun yolu açıktır. Borçlu veya konkordato talebinde bulunan alacaklı kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde diğer alacaklılar ise kararın ilanından itibaren 10 gün içinde kanun yoluna başvurabilir.
Konkordato projesinde öngörülenden fazla yapılan vaatler hükümsüzdür. Örneğin birisine %40’da ödeme konusunda vaat etti, tasdik edildi; alacaklardan birisine %70 vaat edilmişse bu geçersiz olur ve feshe sebep olur.

Konkordatonun feshi iki şekilde mümkündür o da; kısmen fesih ve tamamen fesih şeklinde ayrılır.Kısmen fesihte Örneğin: Borçlu %40’ını ödemeyi teklif etti ve %40’ı taksitini ödemedi;Alacaklı kendisi açısından konkordatonun feshini isteyebilir.Tamamen fesihte ise(İİK 308/f), her alacaklı hileli/sakatlanmış konkordatonun feshini isteyebilir.Örneğin hileli/sakatlanmış konkordatoya örnek vermek gerekirse,konkordato projesinin kabulü için alacak ve alacaklılar için kanuni çoğunluğu sağlamak amacıyla borçlunun, alacaklıların bazısıyla anlaşıp konkordato kabul edildiği takdirde onlara daha fazla para ödemesi veya ödemeyi taahhüt etmesi yahut borçlunun gerçekte alacaklısı olmayanları alacaklı gibi gösterip kanuni çoğunluk şartını sağlaması gibi.
İflastan sonra borçlu, iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. Buna iflas içi konkordato da denir.İflasa hükmolunan borçlu konkordato talep ederse,alacaklı iflas idaresinden konkordato işlemini başlatılmasını isteyebilir.İflas idaresi komiserin görevlerini yerine getirir.Yani komiser tayin edilmez.

Görüldüğü üzere 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile mevcut konkordato müessesi yeniden kapsamlı bir şekilde düzenlenmiştir. Yukarıda da kısaca değinildiği üzere konkordatoda iflas gibi mahkeme kararı gerekir ancak ender de olsa uygulamada borçlu mahkemeye gitmeden alacaklılarıyla protokol de yapabilir. Konkordatoda masraf iflasa göre daha azdır, sonuçları daha hafiftir ve alacaklı daha çok tatmin edilmektedir. Diğer yandan iflas tacirler için söz konusudur ancak konkordatoda iflasa tabi olup olmaması fark etmez ve iflas süreci devam ederken de konkordato yapılabilmektedir. Bu hali ile iflas erteleme müessesinin yerine getirilen konkordato sistemi ülkemizdeki yatırım ortamının iyileştirilmesi, alacaklı ile borçlunun bir müzakere sonucunda anlaşmaları ve bu anlaşmanın mahkemece tasdiki gibi hukuki hayatının yanında ticari ve sosyal hayat bakımından da önem arz eden bir müessese haline gelmiştir.Bizler de Kaşka Hukuk Bürosu olarak, yasal mevzuat değişikliğinin gerçekleştirilmesine müteakip yeni ihdas edilen konkordato sisteminin nasıl işlediğini yani tüm süreci,takibi ve yürütülmesi hususlarını en yalın haliyle ifade ettik.Bu kapsamda konkordatonun tüm süreci göz önünde bulundurulduğunda, gerek süreler gerekse mahkeme tarafından istenilen belgeler, konkordato sistemi içerisinde ayrı bir yer tutmaktadır.Bu kapsamda herhangi bir hak kaybı yaşamamanız için hukuki görüş almanızı tavsiye ederiz.

Av.Deniz Pırıl AKCAN
Kaska International Law Firm

(Bu yazının tüm telif hakları, Kaska Internatioal Law Firm’e aittir.)